Bacak Damar Darlığı ve Tıkanıklığı

Bacak Damar Darlığı ve Tıkanıklığı 

Bacak atardamar darlık ve tıkanıklıkları sık görülen ve yaşam kalitesini bozan hastalıklardandır. Tedavi edilmediği taktirde yaşamı tehdit eden riskler taşımakta ve organ-doku kayıplarına (amputasyon) neden olmaktadır. 

Damar darlık ve tıkanıklıkları genel olarak koroner ve periferik damar hastalıkları olarak temel iki grupta değerlendirilir. Periferik damar hastalıklarına koroner dışı tüm damarlar, boyun, kollar, bacaklar girmekle birlikte genel olarak ayaklara giden ana atardamarlar ve bunun dalları olan damardaki darlık ve tıkanıklıklar sıklıkla anlaşılmaktadır. Periferik damar hastalıkları sıklıkla kasık ve bacak atardamarlarını tutar. 50 yaşın üzerinde her 100 kişiden 5-15’inde görülmektedir. Yaş ilerledikçe sıklığı artar. 

Periferik damar hastalığının nedenleri nelerdir? 

Temel neden atheroskleroz dediğimiz damar sertleşmesi ya da kireçlenmesidir. Damar kireçlenmesine başta sigara olmak üzere yüksek kolesteral ve lipid değerleri, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, şişmanlık ve ailesel nedenler sebep olmaktadır. Bacak damarları nadir nedenler olarak kollajen doku, otoimmün hastalıklara bağlı gelişen inflamatuvar değişiklikler nedeniyle de tutulur ve damarlarda darlık ya da tıkanıklar gelişir. Vaskülit olarak tanımlanan bu grup hastalığa yaklaşım damar kireçlenmesi sonucu ortaya çıkan klasik periferik damar hastalığından farklılık göstermektedir. 

Damar darlık ve tıkanıklığı belirtiler nelerdir ?

Yakınmaların temel nedeni  damar darlık ve tıkanıklık nedeniyle bacak kaslarına ihtiyaç duyulan kanın gönderilememesidir. Başlangıçta belirti vermezken damarlarda daralma ve tıkanıklar ilerledikçe yürümekle gelişen kalça, uyluk ya da baldırlada hissedilen ağrı olarak ortaya çıkar. Bu ağrı gittikçe şiddetlenir ve kişiyi durup dinlenmek zorunda bırakır. Dinlenmekle geçen ağrı ileri dönemde istirahatte de ortaya çıkar. Bunun dışında bacaklarda soğukluk, üşüme hissi, renk değişikliği, tüylerin dökülmesi ve ileri dönemlerde iyileşmeyen yaralar ve ülserler ortaya çıkabilir. Şeker hastalığı bulunan kişilerde sık gözlenir. Bacaklarda ağrı olduğunda zaman kaybedilmeden hekime başvurulmalıdır. 

Damar darlık ve tıkanıklığı nasıl teşhis edilir ?  

Öncelikle fizik muayene yapılarak kasık nabızları kontrol edilir. Hastanın muayenesinde nabızlar alınamadığı zaman damar darlık ve tıkanıklığından şüphelenilir. İlk tanı yöntemi Doppler Ultrasonografi uygulanır. Ses dalgaları ile çalışan ve zarar vermeyen bir tanı aleti olan Doppler ultrasonografi ile damar darlık ve tıkanıklıkları kolaylıkla saptanır. Tedavi öncesi planlama için anjiografi yapılır. Tedavi öncesi planlama bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ya da kateter anjiografi ile yapılabilir. En doğru teşhis kateter anjiograf (DSA)i ile konulabilmekle birlikte günümüzde BT ya da MR anjiografide yüksek doğrulukla tanı konabilmektedir.   

Ne tür tedavi yöntemleri vardır?  

Günümüzde damar darlık ve tıkanıklarının tedavisinde ilk başvurulacak tedaviler girişimsel radyoloji yöntemleridir. Bunun dışında girişimsel radyoloji yöntemleri uygun olmadığı durumlarda cerrahi yöntemler uygulanabilir. Cerrahi olarak tıkanıklık öncesi ve sonrası düzeyler arasında kanın iletilmesi amacıyla by pass yapılır, bu amaçlar nativ damarlar ya da greftler kullanılır.   

Girişimsel radyoloji olarak ne tür tedavi yöntemleri uygulanmaktadır? 

Girişimsel radyolojide damar darlık ve tıkanıklıkları direkt damar yolu ile girilerek tedavi edilir. Darlık ya da tıkanıklık bulunan damar ulaşmak için normal damardan girilir. Giriş yolu darlık ya da tıkanıklığın yerine bağlıdır. Kasıktan ayak parmaklarına doğru (antegrad) ya da kasıklardan kalbe doğru (retrograd) girilerek tedavi uygulanabilir.

Tedavide temel amaç darlık ya da tıkanıklığı guide denilen kılavuz bir tel ile geçilerek kılavuz tel üzerinden balon ya da stentin uygulanıp normal akımın sağlanmasıdır. Damar darlık ve tıkanıklığında balon (balon anjioplasti) ya da stent (metal kafes) uygulanması temel yöntem olmakla birlikte pıhtı temizleme yöntemi (trombektomi), plağın traşlanması (atherektomi) yöntemleri de uygulanabilir. Damarın yerine, darlık ya da tıkanıklıkların yaygınlığına göre balon ya da stent birlikte ya da ayrı ayrı yapılabilir. Genel olarak darlık ya da tıkanıklık balon ile açılamadığı durumda stent yerleştirilirken bazı damarlarda direkt olarak stent yerleştirilir.  

Cerrahi ile girişimsel tedavi yöntemleri arasındaki farklılık ve avantajlar nelerdir? 

Girişimsel radyoloji yöntemleri ile yapılan balon ve stent tedavileri cerrahi yöntemlere göre bazı avantajlar sağlamaktadır. Bunların başında girişimsel radyolojide kısa hastanede kalış süresi, anestezi gerektirmemesi ve ciltta skar (ameliyat izi) oluşturulmaması cerrahiye temel üstünlükleridir. Ciltten damara toplu iğne başı büyüklüğünde bir noktadan girilmektedir. Bunun dışında anestezi gerektirmemesi, maliyet ve risklerinin daha az olması da avantajlarını oluşturmaktadır. Sonuçlar cerrahi ile aynı ya da daha iyi olabilmektedir. Diğer önemli avantajı da aynı tedavi yöntemi uzun dönemde ihtiyaç olduğu taktirde tekrar uygulanabilmektedir.  

Balon ve stent uygulamaları nasıl yapılmaktadır? 

İşlem Hazırlığı

Balon ya da stent uygulanımından önce diğer anjiografi tekniklerinde olduğu gibi hasta hazırlığı gerekir. Hasta hazırlığı için yapılması gerekenler;

  1. İşlem öncesi kan testleri yapılmalı, üre, kreatin, hemogram, PT, PTT, INR testlerinde bir anormallik olmadığından emin olunmalı. 
  2. Hastanın en az 4 saatlik açlık ve susuzluğu gerekir. 
  3. Hastanın en az 2 gün önceden kan sulandırıcı ilaçları alması (Ecopirin ve Plavix) önerilir. Bu ilaçların alınmasındaki amaç tedavi sonrası erken dönemde yeni bir tıkanıklığın olmasını engellemektir. 
  4. İşlem günü 1 gecelik hastanede yatış planlanmalı ve anjiografi giriş yeri takip edilmelidir. 
  5. İşlemden sonra kan sulandırıcı ilaçlara en az 6 ay devam etmesi gerektiği hastaya belirtilmelidir. 

Uygulama

Damar darlık ve tıkanıklıklarının tedavisi anjiografi ünitesinde yapılır. Anjiografi cihazı X ışınları ile çalışır. X ışınlarının standart incelemelerde zararı ihmal edilecek dozlardadır. Anjiografi ünitesinde sürekli çalışan hekimler ve personel X ışınının zararlı etkilerinden korunmak için kurşun önlük giyerler. Hastanın işlem boyunca aldığı doz çok düşük olması nedeniyle hastanın kurşun önlük giymesi gerekmemektedir. 

İşlem öncesi giriş yeri kasık kesimi steril şekilde temizlenerek steril örtülerler kapatılır. İşlem süresince steril koşullara dikkat edilir. İşlem genel anestezi gerektirmez. İşlem sırasında hastanın rahatlatılması amacıyla sedoanaljezi uygulanır. Bu sayede hastanın stresi azaltılıp ağrı duyması da engellenmiş olur. 

Bu yöntemde hastalıklı damara normal bir damar yolu ile girilerek  çok ince kılavuz tel yardımı darlık ya da tıkanıklık geçilir. Kılavuz tel darlık ya da tıkanıklık düzeyinde tutularak üzerinden balon ve stent ( metal kafesler) yerleştirilerek açılır. Balon ya da stent kılavuz tele yüklenirken kapalı konumda bulunur. Darlık ya da tıkanıklık düzeyine gelindiğinde balon bu kesimde tutulurken balonun dışarıya uzanan diğer ucu radyologun elinde iken bu kesimden uygun basınç sağlayacak şekilde kontrast madde verilerek balon şişirilir. Darlık açıldıktan sonra balonun basınçı geri alınarak söndürülerek dışarı çıkarılır.

İleri darlık ve oklüzyonlarda direkt stent yerleştirilmesi stentin yeterli açılmasına olanak sağlamayabilir. Bu nedenle stent önce mutlaka balon yapılarak stentin yeterli açılması sağlanır. Temelde 3 tip stent mevcuttur;

  1. Balon ile açılabilen stentler (Balon üzerine yüklü)
  2. Kendinden genişleyebilen stentler
  3. Kaplı stentler (stent özel bir madde ile kaplı olup anevrizmalarda kullanılırak kanın sızması engellenir)

Stentler yerleştirilme tekniği özelliiğine göre farklılık gösterir. Stentler kapalı halde darlık ya da tıkanıklık düzeyine ulaştırıldığında dışarıya uzanan mekanizmasına göre açılarak yerleştirilir. Balon ile açılan stentlerde uygun basınçta balon şişirilip balonun üzerinden stentin serbestleşerek darlık ya da tıkanıklıkta açılması sağlanır. Kendinden genişleyen stentlerde ise damar dışında uzanan mekanizması geri çekilerek stent açılır ve darlık kesime yerleştirilir. Kaplı stentler balon ile ya da kendinden açılabilme özelliklerine sahiptir. Damar darlık ya da tıkanıklığın bulunduğu damarın çapı, yeri ve allta yatan patolojiye bağlı olarak farklı stentler tercih edilir. Kontrolde tam açıklık sağlandıktan sonra kılavuz tel alınarak giriş yerine bası uygulanıp kanama engellenir ve işlem sonlandırılır.  

İşlem sonrası damara giriş yeri kasıkta kanama kontrolü yapılır. Hastanın kasık giriş yerinde en az 4 saat kum torbası tutulmalı ve mümkün olduğunca işlemden sonra en az 8 saat ayağa kalkmamalıdır. İşlem sonrası sabah kontrolünde kasıktaki bandaj çıkarılmalıdır. Bandajın uzun süre tutulması toplardamar tıkanıklığına yol açabilir. 

 
46 yaşında erkek hasta, yoğun siğara kullanımı ve kontrolsüz diyabet mevcut. Diz düzeyinde (popliteal arter) atardamar tıkanıklığının anjiografik görünümü (SOL), tıkanıklık kılavuz tel ile geçildi (SOL ORTA), tıkanıklık düzeyinde balon uygulandıktan sonra kontrol anjiografisinde yeterli açıklık sağlanmadı (SAĞ ORTA), stent yerleştirildikten sonra tam açıklık sağlandı (SAĞ).  
 

Tedavinin etkinliğini belirleyen faktörler nelerdir? 

Genel olarak stent ve balon tedavisi uzun süre açık kalarak hastanın yakınmalarını engeller. Uzun dönemde tedavi yapılan damarda %5 ile %50 oranında daralma gelişebilmektedir.  Stent açıklığının belirleyen faktörler tedavi uygulanan damarın yapısı, kullanılan stent çapı, stentin damar oturma şekli, tedavi öncesi darlık ya da tıkanıklığın derecesi, şeker hastalığının kontrolü, sigara kullanımı ve kan kolesteral değerleridir. 

Tedavi sonrası yaşam tarzı  ile ilgili ne tür değişiklere gidilmesi gerekir?  

Girişimsel radyolojide uygulanan balon ve stent tedavilerinin uzun süreli başarılı olabilmesi için hastanın mutlaka yaşam tarzının değiştirmesi gerekmektedir. Sigaranın bırakılması, diyetinde yağlı ve kırmızı etin azaltılması, şeker hastası ise mutlaka şeker düzeyinin kontrol edilmesi ve düzenli uzun yürüyüşler yapılması gerekmektedir.

Bacak Damar Hastalığı Tedavi Edilmez ise Ne olur?  

Tedavi edilmeyen damar darlık ve tıkanıklıkları akut ya da kronik bacak iskemisine yol açıp organ kaybına neden olan ve hastanın yaşamını tehdit eden klinik sonuçlar doğurabilmektedir. Tedavi edilmeyen hastalarda bacak ve ayakların beslenmesi yeterli olamamakta ve buna bağlı ayaklarda kolay yaraların gelişmesine ve iyileşmeyen yaraların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu durumda doku ya da organ kayıpları olmakta hastalar ayaklarını kaybedebilmektedir. Yaşamı tehdit eden riskler de gelişebilmektedir. 

Akut Bacak İskemisi

Akut bacak iskemisi 14 gün ya da daha kısa sürede gelişen bacaklardaki atardamarların tıkanmasıdır. Akut bacak iskemili hasta muayene edildiğinde 6 bulgunun saptanması önemlidir. Bunlar ağrı, solukluk, nabızsızlık, hissizlik, hareket ettirememe, soğukluktur.  Herhangi bir risk faktörü bulunmayan hasta 2 saat içinde soğuk bacak ile başvurur ise bu durum kalp ritm bozukluğuna bağlı emboliyi temsil edebilir. Uzun dönem sigara kullanan ya da diyabet hastasında ara sıra yürümekle bacaklarda ağrı yakınmaları mevcut olan hastada ani gelişen soğukluk, solukluk  ve ağrı durumunda muhtemelen sebep daha önce daralmış damarın trombüs ile tamamen tıkanmasıdır. 

Cerrahi ya da endovasküler müdahale daha önce yapılmış olması son derece önemlidir. Tromboze by pass greft günümüz pratiğinde en sık akut bacak iskemi nedenidir.  Günlük tedavi deneyimlerinde kas zayıflığı önemli belirleyici yakınmayı oluşturur. Yeni başlayan kas zayıflığı bulunan hasta iskeminin ilerlememesi için acilen cerrahi müdahale yapılması gerekir. Eğer pıhtı eritici yöntemler başarılı olmaz ise hemen ameliyata alınmalıdır. Kas zayıflığı bulunmadığı durumda pıhtı eritici ve diğer girişimsel radyoloji tedavileri uygulanmalıdır. 

Akut bacak iskemisinde uygulanan girişimsel radyoloji (endovasküler - cerrahi olmayan) yöntemler;

  1. Kateter aspirasyonu
  2. Kateter yolu ile trombolitik tedavi
  3. Mekanik trombektomi (cihaz yardımı ile pıhtı çıkarılması, rotasyonel trombektomi, rheolytic trombektomi, Aspirasyon trombektomi, rotasyonel aterektomi/trombektomi
  4. Balon ve stent uygulanması

En basit ve en ucuz yöntem olarak kateter aspirasyonu ilk başvurulması gereken tedavi yöntemidir. Başarılı olunamadığı durumda diğer yöntemlere geçilir. Damar tıkanıklığı çok kısa değil ise hasta genellikle pıhtı eritici ilaçların 1 gece boyunca uygulanması amacıyla takip edilir. Ertesi gün tekrar anjiyografi ünitesine alınarak kontrol edilir. Pıhtı tamamen temizleninceye kadar işlem takip edilir, gerekirse balon uygulaması ya da trombektomi uygulaması da yapılır. Bir çok pıhtıya bağlı tıkalı damar ya da greftlerde etkilenen damar segmentine gelen ya da giden kan akımını etkileyen eşlik eden darlık olabilir. Pıhtı temizlendikten sonra ortaya çıkan darlıklara balon anjioplastl, stant yerleştirilmesi ya da ikisi bir arada yapılır. Bu girişimler başarılı olmadığı taktirde hasta cerrahiye alınır. Damar tıkanıklığının yol açtığı sinir hasarına bağlı bulguların bulunduğu hastalar direkt cerrahiye alınarak kan akımının acilen sağlanmasında gecikme olmaması gerekir. 

Kritik İskemik Ayak Sendromu

Yoğun damar sertleşmesi olan hastalarda bacak damarlarındaki plakların üzerine binen tromboembolik olaylara bağlı olarak bacak beslenmesi bozulur. Buna bağlı olarak şiddetli ağrı ve soğukluğun eşlik ettiği önce kızarıklık, ardından yaralar gelişir. Bacak ve ayaklardaki damar darlık ve tıkanıklıkları tedavi edilmedikleri durumda ayaklarda ilerleyici ülser ve gangrenler gelişmeye başlar. Basit bir tırnak kesme, ayağı çarpma sonucu gelişen hafif kızarıklık hızlıca ilerler. İyileşmeyen yaralar şiddetli ağrılara yol açar. Bu ülserler hızlıca gangrenlere yol açıp doku kaybına neden olmaktadır. 

Kritik iskemik ayak sendromunda bacak damarlarına hızla müdahale edilmesi gerekmektedir. Damar darlık ve tıkanıklığına yönelik olarak perkütan tedaviler, balon, stent, aterektomi uygulanabilir. Perkütan tedaviler etkili olmadığı durumda cerrahi by pass seçenekleri de hızlıca uygulanmalıdır. 

 

Anjiografi de sağ atardamar -ana iliak arterde tıkanıklık (SOL), kılavuz tel ile tıkanıklığın geçilmesi (ORTA), stent yerleştirildikten sonra damarın normal görünümü (SAĞ)

Damar darlık ve Tıkanıklıklarının Diğer Nadir Nedenleri 

Damar kireçlenmesi dışında damarın inflamasyonuna bağlı vaskülit olarak tanımlanan nedenlerle damar darlık ve tıkanıklıkları gelişebilmektedir. 

Buerger Hastalığı (Tromboanjitis Obliterans) 

Damar kireçlenmesi dışında gelişen inflamasyona bağlı ortaya çıkan nadir bir hastalıktır. 45 yaşından genç, sigara içen erkeklerde görülür. Klasik periferik arter hastalığından farklı olarak el ve kol damarlarını da tutabilir. Parmak uçlarında ağrı ve devamında gelişen ülserlere yol açar. Buerger hastalığı toplardamarları da tutabilir ve gezici toplardamar tıkanıkları oluşturur. Klasik olarak laboratuvar testlerinde değişiliğe yol açmaz. 

Nasıl Teşhis Edilir?

Sigara içen, 45 yaşında genç erkeklerde, birden fazla ekstremitede küçük ve orta boy damar darlık ve tıkanıklıkları varlığında, diğer laboratuvar testleri normal olduğunda klinik olarak tanısı konur. Anjiografik olarak özellikle el ve ayakların uç dallarında yaygın tıkanıklık görülür. Buerger hastalığının ayırıcı tanısında skleroderma, romatoid artrite bağlı vaskülit ve antifosfolipid antikor sendromu ile kokain kullanımına bağlı vaskülit düşünülür.  

Buerger Hastalığı Tedavisi

Öncelikle temel tedavi yöntemi kol ve bacak kaybının önlenmesi için sigaranın bırakılmasıdır. Damar genişletici ilaçlar tedavide kullanılır. Cerrahi yöntemler tıkanıklığın daha uç kesimlerinde by pass yapmaya uygun damar bulunamadığı için yüzgüldürücü değildir. Bir de by pass olarak kullanılacak toplardamarlarda da hastalık bulunabilir. Girişimsel radyoloji yöntemleri olarak diz altı darlık ve tıkanıklıklarında uygun uç damarı bulunabilir ise anjioplasti yaplabilir. Balon anjioplasti uygulanan hastalarda amputasyon (organ kaybı) oranları azalabilmektedir. 

Aort Anevrizması

Aort kalpten çıkan ve tüm vücuda kanı ileten en büyük damarımızdır. Bu damarın genişlemesine anevrizma denir. Aortada gelişen anevrizmalar yerine göre göğüs ağrısına ya da karın ağrısına yol açıp yırtılmaları durumunda hayatı tehdit eden kanamalara yol açabilmektedir. Kanama direkt karın içine olup yüksek miktarda kan kaybına yol açacağından hayati tehlike taşımaktadır. Bazen yırtılma tüm damar katmanlarını içine almayıp damar içine de olabilmektedir. 

Karın ağrısı ve genel durum bozukluğu ile başvuran hastalarda tanı bilgisayarlı tomografi (BT) ile konur. BT' de anevrizma yerleşimi, boyutu belirlenir. Bu anevrizmaların günümüzde ameliyatsız tedavileri yaygın olarak yapılmaktadır. Ameliyatsız yöntemde damarın genişlemiş kesimine normal damar kısımları ile devamlılık sağlayacak kapalı stent yani stent-greft yerleştirilmektedir. Stent-greft diğer damarlarda da kullandığımız stentin (çelik ya da metal kafes) kapalı şeklidir. Stent-greft bir boru gibi olup sadece giriş ve çıkış kesiminde kanın geçişine izin verip duvarları kapalıdır. Bu sayede anevrizmanın dolumu engellenir.

Anevrizmanın tedavi sonrası takibi yine BT ile yapılmaktadır. Bazı olgularda takiplerde anevrizmanın sınırlı alanda halen dolum gösterdiği saptanır ise bu durum embolizasyon ya da gereğinde yeni stent greftler yerleştirilerek tedavi edilebilir.  

 
Aorta damarında anevrizmaya (balonlaşma) bağlı genişleme bilgisayarlı tomografi anjiografisinde görünüm (SOL), anjiografide böbrek arterlerinden sonraki aorta kesiminde damarda anevrizma (ORTA), aortaya stent greft yerleştirildikten sonra aorta genişliği normale dönmüş ve anevrizma izlenmemektedir (SAĞ)

 İliak Atardamarın Darlık ve Anevrizmaları

İliak damarlar aortanın alt karın bölgesine girerken ayrıldığı dallara denir. Her bir iliak damar sağ ve sol bacağı besler iken alt karın bölgesinde de bir çok organın beslenmesini sağlar. Aorta iki dala ayrıldıktan sonra gelişen iliak atardamarlar kasık kesimine kadar devam eder. Vücudun diğer yerlerindeki damarlar gibi iliak atardamarların da darlık, tıkanıklıkları ve genişlemeleri (balonlaşma- anevrizma) oluşabilmektedir. 

İliak atardamarların darlık ve tıkanıklıklarında öncelikli tedavi balon anjioplasti ve birlikte stent yerleştirilmesidir. İliak darlık ve tıkanıklıklarda mutlak stent kullanılmalıdır. Stent öncesi ve stent sonrası balon tedavisi stentin tam açıklığını sağlamak amacıyla uygulanır. Tedavi aynı taraf ya da gereğinde çift taraflı kasıktan girilerek tedavi yapılır. Önemli bir ayrıntı iliak damarların darlık ve tıkanıklıklarının tedavisinde çıplak stent kullanılırken işlem sırasında mutlaka kaplı stent olası kanamaların önlenmesi yönünden işlem sırasında bulundurulmalıdır. 

Damar balonlaşmalarında veya baloncukların tedavisinde son yıllarda sık kullanılan yöntemlerden biri kaplı stent diğer adıyla stent greftlerin kullanılmasıdır. Kaplı stent standart stentten farklı olarak stent üzeri özel bir malzeme ile kaplanmıştır. Bu sayede kan stent duvarından dışarıya çıkmaz ve balonlaşan damar kesimine kanın geçmesi engellenmiş olur. Kaplı stent yolu ile yeni damar lümeni yapılmış olur.  

Diyabetik Ayak Hastalığı

Şeker Hastalığı -Diyabetin en önemli risklerinden biri diyabetik ayak hastalığıdır. Diyabet tüm organları, damarları, göz ve böbrekleri tutabilen bir hastalıktır. Ayak ve bacak damarlarda darlık ve tıkanıklıklara yol açar. Bu darlık ve tıkanıklıklar bacakların beslenmesini engeller, yara ve ülserlerin gelişmesine zemin hazırlar. Diyabet hastalığı en önemli doku kaybı (amputasyon) nedenlerinden biridir. Amputasyon iyileşme umudu kalmayan gangren gelişmiş ayak ve bacakların kesilmesidir.

Altta yatan damar darlık ve tıkanıklıklarının tedavi edilmesi, kan şekerinin kontrol edilmesi, yara bakımı ve enfeksiyon ile mücadele edilerek diyabetli hastalarda organ kayıpları önlenir. Diyabetik ayak hastalığında sıklıkla ayakların diz altı kesimlerinde yaygın darlık ve tıkanıklar eşlik eder. Bacak damar darlık ve tıkanıklıkları balon anjioplasti ve stent ile tedavi edilerek diyabetli hastalarda amputasyon engellenebilir.

Tedaviye yaklaşım kasıktan girilerek (antegrad) diz üstü ve diz altı darlık ve tıkanıklar balon anjioplasti ya da stent yerleştirilerek tedavi edilir. Son dönemlerde ilaçlı balon ve stentler de kullanılmaktadır. Özellikle ilaçlı balonların diz altı darlık ve tıkanıklıklarında ilaçsız balonlara göre daha yüz güldürücü sonuçlar verebileceği gösterilmiştir. Kasıktan girilerek diz altı damarlar tedavi edilemediğinde ayak bileği düzeyinde girilerek yukarı doğru (retrograd) girişimlerle de darlık ve tıkanıklıklar tedavi edilebilir. 

Tedavi sonrası bakım ayak hijeni, yara bakımı, kan şekerinin düzenlenmesi, düzenli eksersiz yapılmasını kapsamalıdır. Bu yaklaşımla diyabetik ayak tedavisi ideal şekilde yapılıp ayak kurtarılır. 

 Bakınız: Diyabetik Ayak

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler:

bacak, bacak ağrısı, atardamar, atardamar darlığı, atardamar tıkanıklığı, anjiografi, girişimsel radyoloji; balon; stent; aterektomi; atardamar darlık tedavisi; atardamar tıkanıklık tedavisi; bacakta ağrı; damar tıraşlaması; diyabetik ayak; bacak atardamarı; varis; varis tedavisi; köpük skleroterapi, lazer ile varis tedavisi, myom, myom tedavisi, şah damarı, şah damarı darlığı, şah damarı tedavisi, karotis stent, anevrizma, beyin anevrizması, akut bacak iskemisi, kronik bacak iskemisi, diyabet, diyabetik ayak, balon tedavisi, stent tedavisi, trombektomi, rotasyonel trombektomi, kateter aspirasyonu, şah damarı, diyabetik ayak kliniği, şah damarı tedavisi,

back to top