Biyopside Genel Yaklaşımlar

GÖRÜNTÜLEME EŞLİĞİNDE BİYOPSİ 

Biyopsi 

Hastalıkların kesin teşhisini koyabilmek için hastalıklı dokudan küçük parça alınmasıdır. Doku ya da bir organ içerisinde o dokudan farklı bir görünüm saptanması durumunda bu farklılık hastalık, lezyon ya da tümör-kanser olarak tanımlanabilir. Bu kelimeler eş anlamlı olup kimi zaman biri diğerinin yerine kullanılabilir.   

Tedavinin uygulanabilmesi için bu yabancı dokunun ne olduğunun anlaşılması yani tanının konması ya da teşhis edilmesi gerekir. Vücutta herhangi bir doku ya da organda saptanan lezyon (hastalık=kitle) biyopsi (parça alınması) ile teşhis edilir. Hastalıklı organdan hücre şeklinde örnek alınması ince iğne aspirasyon biyopsisi iken daha büyük doku alınması yöntemi tru-cut ya da punch biyopsidir.  

Alınan materyaller özel hazırlık sıvılarında tutularak değerlendirilmek üzere patolojiye gönderilir. Biyopsi ile alınan parçanın ne tür bir hastalık ya da tümör olduğunu patologlar mikroskopta değerlendirerek söyleyebilirler. 

Doku (Trucut - trukat) biyopsisi 

Vücuttaki organlardan gelişen hastalıkların teşhisinde en kesin teşhis yöntemidir. Bu amaçla özel iğneler kullanılır. Bunlar içiçe geçen ve en uç kesiminde kesici kısmı bulunan biyopsi iğneleridir. Tam otomatik, yar otomatik ya da manuel olabilir. Aldıkları doku uzunluğuna göre 1 cm, 2 cm lik olabilir. Dokuların özelliklerine göre biyopsi iğnelerinin kalınlıkları 14G ile 20G arasında değişir.

Yeterli doku alınarak doğru tanıya gidelebilmesi için lezyon boyutlarının bir düzlemde en az 10 mm olması önerilir. Bu miktar akciğer için daha fazla olmalıdır ki komplikasyonlardan sakınılabilelim.
  

Trucut biyopside iğnenin gideceği düzlem de iyi hesap edilerek bu alanda hayat organ ya da damar olmamalıdır. Karaciğer, böbrek, meme, yumuşak doku, prostat, pankreas, lenf nodu, akciğer gibi organlardan trucut biyopsi yapılır. 

İnce İğne aspirasyon Biyopsisi (İİAB) 

Trucut biyopsiye göre tanı doğruluğu bir miktar daha düşüktür. Yine de tecrübeli sitopatologlarda tanı doğruluğu %90-95 dolayındadır.    

Doku kalınlığı, lezyon büyüklüğü, komşu organ ilişkileri trucut biyopsiye izin vermediği tiroid, tükrük bezleri gibi organlarda rutin uygulanır. Akciğer, pankreas ve batın içi kistik lezyonlardan da uygulanabilir.

Ultrasonografi eşliğinde biyopsi yapılabilen organ ya da yapılar

  • Karaciğer, pankreas, karın içi diğer alanlar,
  • Yumuşak doku, kas lezyonlarında
  • Boyun tiroit, tükrük bezi, lenf nodu
  • Meme 

Bilgisayarlı tomografi (BT) eşliğinde biyopsi yapılabilen organ ya da yapılar

 

Ultrasonografi ile gösterilemeyen patolojilerin görüntülenmesi ve biyopsi planlanmasında diğer sık kullanılan görüntüleme cihazı bilgisayarlı tomografidir. BT’ de lezyon (hastalıklı doku= patoloji= tümör) yerleşimi saptandıktan sonra lezyona ulaşılabilecek en uygun yaklaşıma karar verilir. Girişime karar verildikten sonra biyosi iğnesinin lezyon içinde olduğu gösterildikten sonra parça alınır. Aynı anda tekrar kontrolü yapılır.

  • Akciğer ve toraks (ğögüs duvarı)
  • Adrenal
  • Pankreas
  • Kemikler
  • Omurga
  • Lenf nodları

 
Bilgisayarlı Tomografi eşliğinde kemik biyopsisi, sakrumdan gelişen kordoma

 

Genel Biyopsi hazırlığı 

Biyopsi yapılmadan önce hastadan bazı kan testleri istenir. PT, INR, trombosit sayımı testleri ile hastanın kanama riski değerlendirilir. Biyopsi yapılabilmesi için bu testlerin normal sınırlarda olması gerekir. Hastanın kan sulandırıcı ilaç kullanmıyor olması gerekir. Aspirin ve Plavix gibi ilaç kullanımı söz konusu olduğunda bu ilaçlara en az 4-5 gün ara verildikten sonra biyopsi yapılabilir.   

Tiroit bezlerinden biyopsi ince iğne aspirasyon tekniği ile yapıldığından yukarıdaki testlerin yapılması gerekli olmayabilir.
İşlemden önce biyopsinin nasıl yapılacağına karar verilir. O organı en iyi gösteren tıbbi cihaz eşliğinde yapılması tercih edilir. Hastalıklı doku ya da organa girilecek cilt kesimi belirlenir. Bu kesim steril şekinde silinip kapatıldıktan sonra lokal anestezi uygulanır. 
   

Hangi teknikle (hücre -ince iğne ya da doku biyopsisi) yapılacak ise buna uygun iğne kullanılarak işlem uygulanır. Doku (tru-cut gibi biyopsi) alındıktan sonra hastanın en az 2 saat gözlemlenmesi ve biyopsi yapılan yere kanama riskini azaltmak amacıyla bası-kompresyon uygulanması gerekir.
Alınan hücre ya da doku örnekleri özel hazırlıklardan geçirilerek patoloji laboratuvlarına gönderilir. Burada alınan örnekler mikroskop altında incelenerek hastalık teşhis edilir. 
   

Bir çok biyopsi yapılırken lokal anestezi yeterli iken prostat biyopsilerinde prostat çevresine lokal anestezi tekniği uygulanabileceği gibi genellikle prostat ve kemik biyopsilerinde lokal anestezi yanında sedoanaljezi denilen damardan sakinleştirici ve güçlü ağrı kesicilerin kullanılması gerekir.

Prostat biyopsilerinde biyopsi öncesi barsak temizliği uygulanır. Bu amaçla işlemden önce 3 gün sıvı ağırlıklı beslenme ve katı gıdalardan kaçınılması önerilir. Biyopsiden önceki gece barsak temizlemek amacıyla ağızdan ilaç verilebileceği gibi biyopsi yapılacağı gün sabah 06:00 da makattan iki kutu Libalax verilerek barsakların boşaltılması sağlanır. Hasta sabah biyopsi için geldiğinde de son olarak makattan lavman yapılarak barsakların tam temizlenmesi sağlanır. Prostat biyopsisinden iki gün önce antibiyotik başlanır ve biyopsiden sonra 2 gün daha kullanılması önerilir.    

Biyopsinin riskleri

Biyopsi yapılan organda kanama,    

Bu riski azaltmak için biyopsi öncesi çevre dokuların iyi değerlendirilmesi, biyopsi iğne giriş ve atış mesafelerinin iyi hesaplanması, damarsal yapılara dikkat edilmesi gerekir.Kanama ile ilgili testlere bakılması ve hastanın aspirin, plavix gibi kan sulandırıcı ilaçlar kullanıp kullanmadığı sorgulanmalı, kullanma durumunda bu tür ilaçlar bıraktırıldıktan 4-5 gün sonra biyopsi yapılmalıdır. 

Enfeksiyon, 

Prostat biyopsilerinde işlem öncesi antibiyotik kullanılması ve barsak temizliğinin yapılması enfeksiyon riskini azaltır. Diğer biyopsilerde steril koşulların sağlanması bu riski azaltır.

Akciğeri saran zarlar arasına hava kaçması (Pnömotoraks)     

Akciğer biyopsisi yapılırken mümkün olduğunca en kısa mesafede lezyona ulaşmak, hastanın tam koopere olması, uygun kalınlıkta iğne kullanılması, plevraya giriş açısına dikkat edimesi durumunda risk azalır.

Barsak perforasyonu,     

Özellikle karın içi dokulardan biyopsi yapılırken barsaktan geçilmemesine dikkat edilmelidir.

Tümörün yayılması,    

Bu son derece düşük bir risk olup biyopsi yapılmasının önünde bir engel değildir.   

Biyopsi Sonrası Takip

İşlemden sonra komplikasyon gelişmeyen hastaların 2 saat gözlemlenmesi önerilir. Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisinde hastanın yakınması bulunmadığı taktirde gözlemde tutulması gerekmemektedir.   

 

 

Etiketler:    

biyopsi, biyopsi nasıl yapılır, biyopsi sonucu, tiroit biyopsisi, karaciğer biyopsisi, akciğer biyopsi, biyopsi video, böbrek, biyopsi, rahim biyopsibiyopsi iğnesi, biyopsi sonucu kaç günde çıkar, biyopsi seti, biyopsi fiyatları, biyopsi ne demek, biyopsi, dalak biyopsisi, kemik biyopsisi, görüntüleme eşliğinde biyopsi, kanser tanısı, kanserde biyopsi, myom, miyom, myom tedavisi, myom embolizasyonu, varis, beyin anevrizması, damar tıkanıklığı, 

 

back to top