Mikrodalga Ablasyon

MİKRODALGA ABLASYON
 

MWA ( Mikrodalga Termal Tümör Ablasyonu)
 
MWA yöntemi termal bir tedavi yöntemi olup özellikle karaciğer tümörlerinde yaygın kullanılmaktadır.  Bu sistem son yıllarda ülkemizde de karaciğer tümörlerinde kullanılmaya başlamıştır. MWA sistemi direkt cillte (perkütan) ve laparaskopik olarak kullanılacağı gibi aynı zamanda açık cerrahi ameliyatlarında da kullanılmaktadır. 
 
İşlem için MWA jeneratörleri ve MWA iğneleri kullanılmaktadır.  Daha önceden yakılması gereken alanın boyutları hekim tarafından belirlenmektedir.  Bu boyutlara göre jeneratörden ısı ve zaman değerleri ayarlanır. Sistem temel olarak, dokuda ki su moleküllerinin uygulanan enerji sayesinde hızlandırılıp birbirleriyle çarpışması sonucu oluşan kinetik enerjinin ısı enerjisine dönüştürülmesi esasında dayanmaktadır.   
 
 
Doku içinde bulunan su molekülleri 
Kinetik enerjinin Isı enerjisine dönüşmesi 
 
Küçük ve büyük karaciğer kanserlerinden (HCC) oluşan 3 çalışmada komplet ablasyon oranları %89-94 oranındadır. 5 yıllık yaşam oranları %51-57 arasında değişmektedir. 
 
RF ile arasında anlamlı farklılık ortaya konmamış olmakla birlikte işlem süresi kısalığı ve topraklama pedlerinin kullanılmaması, nisbeten daha geniş ablasyon zonu avantajlarıdır. Mikrodalga ablasyonda vasküler yapılara yakın yerleşimdeki lezyonlarda da ısı düşmesi (heat sink etki) oluşmamaktadır.   
 
Karaciğer metastazlarının cerrahi olarak çıkarılmasının (rezeksiyon) 5 yıllık yaşam süresi %0-1’ den %31-58 oranlarına yükseltmektedir. Rezeksiyonun yapılamadığı durumlarda daha az riskli ablasyon tedavileri özellikle kalın barsak (kolorektal) kanser metastazlarında da uygulanmaktadır. Rezeksiyon uygulanamayan hastalarda ablasyon tedavileri cerrahiye yakın yaşam oranları sağlayabilmektedir. Nöroendokrin tümörlerin yanı sıra meme, yumutalık (over) kanserlerin karaciğer yayılmalarında (metastazları) ablasyon tedavileri cerrahinin uygulanamadığı durumlarda alternatif tedavi olabilmektedir. 
 
MWA’ dan 1-2 saat sonra kontrol amaçlı ultrasonografi  ile hasta muayene edilir.  Bazı durumlarda işlemden hemen sonra BT çekimi de yapılabilir. Genel olarak 1 ay sonrasında alınan BT görüntüleme sonuçların tümör boyutunun küçülmesi beklenmektedir. İşlemden 3 ay ve 6 ay sonra kontrastlı BT ya da MR takibi yapılmalıdır. Başarılı bir ablasyon tedavisinden sonra lezyonda kontrast tutulumunun olmaması gerekir. Alınan sonuçlar değerlendirilerek kontrast tutan bölgeler karşılaştırılır.  Rezidü lezyon kesin saptanırsa, hasta yeni bir ablasyon için tekrar değerlendirilir. Sınırlı ilerleyen lezyon, arteriyel fazda ve nodüler tarzda kontrast tutar, ayrıca giderek boyut artışı görülür. Teknik başarı işlemin hemen sonrasında, teknik etkinliği ise işlem sonrası takiple anlaşılır. 
 
Karaciğer tümörlerinde kullanılan bu sistem ayrıca kemik, böbrek ve akciğer tümörlerinde de kullanılabilmektedir. Karaciğer dışı diğer organ tümörlerinde akciğer, böbrek  kanserlerinde ve kemik metastazlarında da ablasyon teknikleri cerrahinin uygulanamadığı durumlarda alternatif tedavi yöntemleridir. Özellikle akciğerde küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinde akciğer rezervi cerrahi yaklaşıma izin vermediği durumlarda ablasyonteknikleri yaşam sürelerine katkı sağlayabilmektedir. Özellikle ağrılı kemik tümör yayılmalarında (metastaz) da ağrının giderilmesinde tedavi alternatifi olabilmektedir. 
 
Sonuç olarak direkt ciltten (perkütan) ablasyon tedavileri operasyona uygun olmayan vakalarda cerrahi riski taşımaksızın potansiyel kesin (küratif) tedavi yöntemi olup başarı oranları gelişen tekniklerle birlikte artmaktadır. 
 
Olgu Örnekleri
 
Olgu 1
 
74 yaşında erkek hasta opere mide kanseri tanısı ile izlenmekte iken PET -BT’ de karaciğer 6. segmentte metastaz saptanmış (SAĞ ve SOL)
  
Metastaz damara komşu olması nedeniyle Mikrodalga ablasyon yöntemi terci ediliyor. Ultrasonografi eşliğinde lezyona mikrodalga elektrotu yerleştiriliyor (SOL), yakma işlemine başladıktan sonra metastaz yerinde beyaz olarak görülen yoğun ekojenite artışı görülüyor (SAĞ)
   
İşlemden sonra yapılan BT incelemesinde ablasyon yerinde hafif dansite artımı ve noktasal hava habbecikleri saptanabilmektedir. Kanama ya da organ yaralanması izlenmemektedir. 
 
Olgu 2

Meme kanseri tanısı ile izlenen hastada karaciğerde metastaz. Ultrasonografi görüntüsü (sol), PET -CT' de metastazın yüksek aktivite tuttuğu ve buna bağlı olarak parladığı (sağ) izlenmektedir. 

Bilgisayarlı tomografi eşliğinde metastaza ablasyon uygulandı. Uygulanma anında hastaya pozisyon verildi ve ablasyon alanında hava dansiteleri (kırmızı ok, sol), 1 gün sonra BT kontrolünde ablasyon zonu izlenmektedir (sağ). 
 
  
İşlem öncesi PET BT' de metastazın yoğun aktivite tutulumuna bağlı parlak görünümü (sol), 6. ay PET BT kontrolünde metastaz yerinde hiç bir aktivite izlenmemektedir. Metastaz tamamen yok olmuş sadece ablasyon alanı gri-siyah tonda izlenmektedir (sağ)
 
Ablasyon İşlem Aşamaları ve Hasta Hazırlık
 
1. İşlem öncesi değerlendirme
 
Hasta seçim kriterleri
3 aydan daha fazla hayat beklentisi
minimal ya da hiç asit olmaması
bilinç bulanıklığının (ensefalopati) yokluğu
laboratuvar testlerinin uygunluğu
 
serum biluribin seviyesi <2 mg/dl,
serum albumin >3 mg/dl
Normal PT ve PTT değerleri 

Karaciğer primer kanseri (HCC)’ de (Barcelona kriterine göre) erken evre tek lezyon ya da 3 cm’ den küçük en fazla 3 lezyon, karaciğer metastazlarında 5 cm den küçük 5 veya daha az lezyon 
 
2.5 cm den küçük tümörlerde tek uygulama yeterli iken 2.5 cm den büyük tümörlerde bir kaç uygulama gereklidir. İlk iğne posteriora daha sonra anteriora yerleştirilir.
  
Ablasyonun yapılmaması gereken durumlar
 
Diyafragmaya geniş yüzeyle oturan tümörler
Perihiler yerleşimli ve safra yollarına yakın tümörler
6 cm den büyük tümörler
 
İşlemin riskleri
 
Damarsal yaralanmalar, portal ve hepatik ven trombozu
Kanama, kapsül altına kanama
Safra yollarında yaralanma, safra yollarında daralma ve tıkanıklıklar, safra yollarına kanama
Barsak ve mide yaralanmaları
Safra kesesi yaralanması
Akciğeri saran zarlar arasına hava kaçağı ya da kanama
Nadiren ablasyon elektrotunun giriş yerine tümör ekimi
 
2. İşlem hazırlık ve uygulama
 
Laboratuvar sonuçlarını değerlendir.
PT, PTT, INR, serum albumin, kreatin, biluribin, hemogram, tümör markerlarına bakılır
Kan grubu çalıştır. Kan hazırlanır,
Asit olmadığından emin olunur.
Onam formu alınır.
İşlem sabahı ve işlem sonrası antibiyotik uygulanır.
İşlem genel olarak anestezi eşliğinde ya da sedoanaljezi uygulanarak yapılır. Yerleşim yerine bağlı olarak hastanın hareketsizliği tercih edildiği durumlarda genel anestezi eşliğinde yapılması daha uygundur.
İşlem BT ünitesinde ya da ultrasonografi eşliğinde planlanır.
Giriş yeri steril olarak hazırlanır. Ablasyon eletrodu lezyona en doğru şekilde yerleştirilmelidir. Elektrot yeri BT ya da Ultrasonografi ile değerlendirildikten sonra cihaz çalıştırılarak ablasyon uygulanır.
İşlem bittikten sonra iğne çekilirken çok yavaş ve kontrollü yarım santimlik hızlarla çekilir. Aksi taktirde dramatik kanama olur.
Ablasyon sonrası lezyon yeri BT ile değerlendirilir.
Perkütan girişim; küçük, periferal yerleşimli tümörlerde ve sirotik hastalarda tercih edilir.
Laparoskopik; 4 cm den büyük, hiler yerleşimli, daha önce ameliyat geçirmemiş hastalarda Intraoperative; büyük tümörlerde >5 cm, multipl, hiler ve büyük vasküler yapılara yakın yerleşimli, geçici olarak hepatik flow durdurulabilir ve tedavi etkinliğini artırabilir. Punkture yerinden kanamayı önlemek için giriş yeri koterize edilir. 
Barsak ve midenin herhangi bir bölgesine yakın lezyonlarda barsağın uzaklaştırılması için intraperitoneal dekstroz verilebilir.
Genellikle işlemden sonra 1 gün hastanede kalmak yeterlidir. Bu sürede gelişebilecek ağrı, bulantı, kusma gibi yakınmalar tedavi edilir.
 
3. İşlem sonrası değerlendirme ve takip
 
Başarılı RF uygulama kriterleri kontrol BT’ de ablasyon alanı orjinal tümörden daha geniş olması
İşlem sonrası 1. gün erken dönem dinamik multifazik BT alınır. Normalde kistik alan orjinal tümörden daha geniş olmalıdır.
İlk yılda 3 ayda bir, sonra 6 ayda bir MR ya da BT takibi yapılır.
İşlemden sonra 1. ayda CEA ve AFP normale dönmesi gerekir aksi taktirde yeni odak olasılığı yüksektir. 1 ay sonra 2 RF uygulaması yapılır.
Kontrastlı MR’ da ya da BT’ de lezyon içinde nodüler kontrastlanma, kalın irregülar marjinli kontrast artımı rezikü ya da nüksü destekler.
 
 
ETİKETLER;

kanser, kanser tanısı, kanser tedavisi, kanserde yeni gelişmeler, kanserde lokal tedaviler, ablasyon, radyofrekans ablasyon, mikrodalga ablasyon, kemoembolizasyon, radyoembolizasyon

 

back to top