Periferik Anevrizma

PERİFERİK ANEVRİZMA

BEYİN DIŞI DİĞER DAMAR BALONLAŞMALARI
 
Genel Bilgi
 
Periferik anevrizmalar genellikle beyin dışında diğer atardamar kesimlerinden gelişen anevrizmaları kapsar. Bu anevrizmalar genellikle karın içindeki atardamarlardan gelişir. Çok sık görülmemekle birlikte her 100 kişiden yaklaşık 1-2' sinde görülür. Geliştiği organlara göre anevrizmalar;
  • Dalak atardamarı (splenik arter)
  • Karaciğer atardamarı (hepatik arter)
  • Barsakları besleyen atardamarlar (gastroduedenal, superior mezenterik arter)
  • Karaciğer ve dalak ortak atardamarı (Çöliak arteri)
  • Böbrek atardamarı anevrizmlarını kapsar. 
Nedenleri 
 
Anevrizmalar yani atardamarlardaki balonlaşma gerçek ya da yalancı anevrizmalar olarak ayrılır. Gerçek anevrizmalar tüm damar katmanlarının bütünlüğünün korunması ile birlkte damarın lokal genişlemesidir. Gerçek anevrizmaların nedenleri;
  • Damar kireçlenmesi
  • Fibromüsküler displazi
  • Damar duvarını etkileyen dejeneratif hastalıklar
  • Konjenital hastalıklar (Ehlers-Danlos sendromu, Marfan sendromu, Nörofibromatozis) olabilir. 
Yalancı anevrizmalar diğer yandan ya başka nedenlerle yapılan ameliyatlara (karın içi ameliyatlar, safra yolları ameliyatları), travma, damar iltihapları ya da pankreas iltihaplarına bağlı olarak gelişebilir. 
 
Teşhis
 
Anevrizmaların yol açtığı yakınmaların başında bası bulguları gelir. Anevrizmaların boyutları arttıkça çevre yapılara basıya yol açıp çeşitli yakınmalara neden olur. Özellikle bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemlerinin sık kullanılması ile anevrizmalar kolaylıkla saptanır. Diğer önemli ve yüksek riskli bulgu anevrizmaların yırtılmasıdır. Buna bağlı hayatı tehdit eden kanamalar gelişir.  
 
Bu yakınmalarla başvuran hastalarda genellikle ilk tanı yöntemi ultrasonografidir. Ultrasonografi ile uygunsuz kistik bir lezyon görüldüğü zaman mutlaka bu lezyon Doppler ultrasonografi ile değerlendirilmelidir. Ultrasonografide şüphelenilen hastalarda ya da ultrasonografi bulguları kliniği açıklamayan durumlarda kontrast verilerek karın bilgisayarlı tomografi ya da manyetik rezonans görüntüleme yapılmalıdır. Bilgisayarlı tomografi incelemesine BT anjiografi de eklenir ise yüksek doğrulukla tanı konabilmektedir. 
 
Kateter anjiografi anevrizma tanısında altın görüntüleme yöntemi olup diğer yöntemlerle kesin tanıya gidilemediğinde ya da tedavi öncesinde kullanılır. İşlem anjiografi ünitesinde kasık atardamarından girilerek kateter ve kılavuz teller kullanılarak uygulanır.  
 
Tedavi
 
Anevrizmaların tedavisi geçmişte öncelikle cerrahi iken günümüzde girişimsel radyolojide uygulanan damar içinden yapılan tedaviler yani endovasküler tedaviler başarı oranlarının yüksek olması, kısa hastane kalış süreleri nedeniyle ön plana çıkmıştır. Bu tedaviler;
  • Koil embolizasyonu
  • Kaplı stent yerleştirilmesi
  • Akım çevirici stent yerleştirilmesidir. 

Tüm bu tedaviler girişimsel radyoloji bölümlerinde anjiografi ünitelerinde genellikle genel anestezi gerektirmeden yapılır. Anevrizmanın yerleşimine, köken aldığı organa ve eşlik eden hastalıklara bağlı tedavi seçeneğine karar verilir. Tüm endovasküler yöntemle yapılan tedavilerde kasık atardamarından girilerek tedavi uygulanır. İşlemden önce bazı kan testlerinin yapılması gerekmektedir. Anevrizmanın yerleşimine, boyutuna bağlı olarak en uygun girişimsel radyoloji tekniği seçilerek tedavi yüksek başarı ile uygulanır.  

 
 
Kateter aortada iken yapılan kateter anjiografi (DSA) incelemede sağ böbrek atardamarında anevrizma -balonlaşma görülmektedir (SOL). Kateter her bir böbrek atardamarına yerleştirip selektif böbrek anjiografi görüntüleri alındığında her iki böbrek atardamarının tesbih dizisi görünümü (Fibromüsküler displazi hastalığı) görülmektedir. Sağ böbrekte fibromüsküler displazi hastalığı zemininde anevrizma da izlenmektedir (ORTA). Sol böbrek anjiografisinde sadece tesbih dizisi görünümü veren fibromüsküler displazi hastalığı izlenmektedir (SAĞ).   
 
Sağ böbrek atardamar anevrizması koil embolizasyonu ile tedavi edildikten sonraki anjiografi görünümü, anevrizma dolumu görülmemektedir (SOL). Skopik incelemede anevrizmanin içine yerleştirilmiş koil yumağı izlenmektedir (SAĞ).
 
Etiketler:
dalak, böbrek, dalak anevrizması, dalak baloncuğu, böbrek anevrizması, böbrek baloncuğu, kanama, kanama embolizasyonu, embolizasyon, girişimsel radyoloji, myom, myom embolizasyonu, varis, varis tedavisi, burun kanaması, kan kusma, kan tükürme, kan kusma, tümör embolizasyonu, kanser, kanser tedavisi, ablasyon, kemoembolizasyon, myom tedavisi,  girişimsel radyoloji tedavileri, girişimsel radyolojide son gelişmeler, anadolu yakasında girişimsel radyoloji, İstanbul da girişimsel radyoloji,  

back to top