Radyofrekans Ablasyon

RADYOFREKANS ABLASYON


Radyofrekans  Ablasyon

Radyofrekans (RF) ablasyon tekniği bir elektrod çevresinde RF akımının ısı enerjisine dönüşmesi  yoluyla koagülasyon nekrozu sonucu tümör ölümünün oluşturulmasıdır. Karaciğer kanser (HCC) olgularında 5 yıllık yaşam oranları %40-58’ dir. Küçük ve orta boy HCC’ lerde etkinliği tek bir uygulamada %80’ lerde olmaktadır. Karaciğere diğer organlardan yayılan metastaz (sekonder-ikincil kanserler) durumlarında cerrahi uygulanamadığı ya da cerrahiye alternatif olarak RF tedavileri başarı ile yapılır. Temel kural olmakla birlikte istisnaları bulunmaktadır. Genel olarak başarı oranı 3 den az ve en büyük çapı 3 cm i bulan karaciğer kanserlerinde RF ablasyonun başarı oranları yüksektir. 
 
RF ablasyon tedavisinin sınırlı sınırlılıkları ve riskleri mevcuttur. RF ablasyonun çoğunluğu termal iletim yoluyla gerçekleşmekle birlikte bu iletim doku kuruma ve yanmaları ile sınırlanabilir. Lezyona (kitle -tümör) yakın damarın bulunması ablasyon etkinliğini azaltır, ısı düzeyini düşürerek işlem süresinin uzatabilir. Topraklama pedlerinin kullanılması gerekmekte olup RFA bazen cilt yanıklarına yol açabilmektedir.
 
RF ablasyon uygulamalarında önemli risklerden biri hedef dışı organlarda gelişebilecek termal hasardır. Bu özellikle karaciğer ve böbrek tümörlerinin ince, kalın barsak ve mideye komşu ya da yakın yerleşimlerinde söz konusu olabilmektedir. İnce barsak hareketli olması ve mide duvarının kalın olması nedeniyle bu risk yüksek olmamakla birlikte kalın barsakta sabit ve ince duvarlı olması nedeniyle daha yüksektir. Ablasyonabağlı barsak duvar perforasyonu riski %0.7 dir. Kolon (kalın barsak) komşuluğundaki karaciğer ve böbrek tümörlerinin ablasyonunda bir kaç teknik kullanılır. Bunlar;  
 
- Hidrodiseksiyon; Tümör dokusu ile kalın barsak arasına iğne ile girilerek bu kesime serum verilmesi. 135-150 cc serum (tercihen %5dextroz) 2-2.5 cm ayrışmaya yeterli olabilir. 
- Gaz diseksiyonu; serum yerine hava ya da karbondioksit verilmesi 
- Balon şişirilmesi  
 
RF probunun yönünün değiştirilmesidir.  Hedef tümör ile barsak arasındaki mesafe en az 1 cm’ den fazla olmalıdır. İdeali 2 cm mesafe oluşturulmasıdır.
 
Ablasyonda kullanılan elektrotlar çeşitlidir; Bunlar 
 
Monopolar Elektrod: Bu, bir veya birkaç dönüş topraklama pedlerine akımın dağıldığı tek bir aktif elektrot aplikatör vardır.
Bipolar Elektrod: Bu iki elektrod aplikatörü veya hem aktif hem de dönüş eletrodunu içeren tektir elektodtan oluşur.
Multitined Expandable Elektrod: Bu daha büyük kanülden genişleyen birden çok elektrot uçlarını vardır.
Internally Cooled Elektrod: Bu eletrot içten serum ile yıkanan lümene sahip olup serum hastanın vücuduna direkt temas etmez.
Perfused Elektrod: Elektrod uçunda küçük açıklıktan sıvı dokuya temas eder.
  
İşlem önce alınan BT görüntüleri, 55 Yaşında 2.5 cm boyutunda HCC tümörü olan ve inoparable kabul edilen hasta;
 
 
  İşlem sırasında kullanılacak görüntüleme metodu sayesinde ablasyon işlemi real time olarak takip edilmektedir. 
 
 
İşlemden 1 ay sonra çekilen BT görüntülerinde lezyonun sadece çevresel sınırlı kontrast tutulumu gösterdiği saptanmıştır.
 
  
53 yaşında, 3.5 cm’lik HCC tümörü olan hastanın işlem öncesi ve 1. ay kontrol görüntülerinde tümörün kontrast tutmadığı izlenmektedir.
 
 
60 yaşında, 3,5 cm tümörü olan hasta, İşlem öncesi MRG görünümü.
  
  
İşlemden 1 ay sonra alınan MRG görüntüsü. 
 
Cerrahi yapılamayan kolorektal karaciğer metastazlarının lokal tedavisi: Randomize faz II çalışma sonuçları
 
JNCI J Natl Cancer Ins 2017;109:1-10
 
Tümör ablasyonu cerrahi uygulanamayan kolorektal karaciğer metastazlarında sıklıkla uygulanır. Bunun yaşam süresine katkısı daha önceki randomize çalışmalarda gösterilmemiştir. Bu çalışmada cerrahi şansı olmayan metastatik kalın barsak- kolorektal kanserli hastaları 2 gruba rastgele (randomize) dağıtıldı. 
 
1. grup (sistemik tedavi) hastalara sadece sistemik kemoterapi verildi. 
 
2. grup (kombine tedavi) hastalara ise hem sistemik kemoterapi hem de lokal agresif  tedaviler (cerrahi ve radyofrekans ablasyon tedavi) uygulandı. 
 
Hastalar 9.7 yıl boyunca takip edildi. 2 grup Overall survi (OS- yaşam süresi), progresif free survi (nüks olmaksızın yaşam süresi) yönünden karşılaştırıldı.  İki grup arasında yaşam süresi (OS) yönünden anlamlı farklılık saptandı. Kombine tedavi uygulanan grupta yaşam süresi daha uzun bulundu. Yapılan karşılaştırmada; 3 yıl, 5 yıl ve 8 yıllık yaşam süreleri 
 
• Kombine tedavi alan grupta    %56.9, %43.1, %35.9
• Sistemik tedavi alan grupta   %55.2, %30.3, %8.9         

olarak saptandı. 

Ortalama yaşam süreleri yönünden radyofrekans ablasyon tedavisi ile birlikte tedavi edilen grupta (kombine) 45.6 ay iken, sadece sistemik kemoterapi verilen grupta 40.5 ay olarak saptandı. 
 
İlk kez bir çalışmada agresif lokal tedavilerin cerrahi uygulanamayan kolorektal karaciğer metastazlarında yaşam süresini uzattığı gösterilmiştir. Progresyon olmadan yaşam süresini uzatmak yönünden de kombine tedavinin üstün olduğu gösterilmiştir. Ortalama PFS 9.9 aydan 16.8 aya kadar uzatılmıştır.  
 
ETİKETLER;

kanser, kanser tanısı, kanser tedavisi, kanser tedavisinde yeni gelişmeler, kanserde lokal tedaviler, ablasyon, kemoembolizasyon, radyoembolizasyon 

back to top