Varis Tedavisi, Endovenöz Ablasyon (Lazer, Radyofrekans)

VARİS 

VARİS TANI VE TEDAVİSİ

Varis tedavisinin temel amacı varise yol açan nedenin varislerle birlikte tedavi edilmesidir. Kalıcı ve etkin çözüm için öncelikle varise yol açan ve kapak yetmezliği bulunan yüzeyel toplardamarların tedavi edilmesidir. Bacaklardaki yüzeyel yerleşimli toplardamarlar iki yerleşimde olup bunlar kasık bölgesinden başlayıp ayak bileğine kadar uzanan büyük safen “Safena Magna” ile diz arkasından başlayıp topuk arkasına kadar uzanan küçük safen ‘Safena Parva” dır. Bunlara ilave olarak kasık ve perforan toplardamarlarda yetmezlikler de varis nedeni olabilmektedir.  

Varisler uzun yıllardan beri klasik tedavide  cerrahi yolla tedavi edilmekteydi. Cerrahi olarak damarların bağlanması ya da bağlanarak çıkarılması yöntemi uygulanmaktadır. Bu cerrahi yöntemler ligasyon ve stripping olarak adlandırılır. Bu yöntemler genel anestezi gerektirmesi, ameliyat izi (skar) oluşturması, hastanede yatışı gerektirmesi ve  işleme ait risklerle birlikte tekrarlama olasılığının yüksek olması nedeniyle son dönemlerde uygulanımı azalmıştır. Uzun süreli takiplerde cerrahi sonrası tekrarlama oranları %35-40 düzeylerine yaklaşmaktadır. 

Varisin yol açtığı yakınmalar

Varis yavaş ilerleyen bir hastalıktır. İhmal edildiğinde yaşam kalitesini bozan ve yaşamı tehdit eden risklere yol açabilir. Başlangıçta günün sonuna doğru ayaklarda şişme ve ayakkabının dar geldiği yakınmaları ifade edilir. Bazı hastalarda direkt varisler de görünür hale gelir. Bazı hastalarda gece krampları, ayaklarda kaşıntı, iğnelenme hissi ortaya çıkabilir. Zamanla varisler ilerledikçe ve tedavi ihmal edildikçe bacak alt kesimlerinde renk değişiklikleri, iyileşmeyen yaralar ve ülserler gelişebilir. Bacaklardaki varislerin boyutları arttıkça içlerinde kanın durağanlaşmasına bağlı olarak pıhtılaşma (trombüs), pıhtılaşma ve enfeksiyon (tromboflebit) görülebilir. Trombüsün derin toplardamarlara ulaşması sonucu akciğerlere emboli gelişebilir. Masif emboli hayati risk taşıyabilir. 

Endovenöz Lazer Ablasyon ile Varis Tedavisi  

Modern yöntemde varislere yol açan yetmezlik bulunan yüzeyel toplardamarlar ameliyatsız bir yöntem olan ‘endovenöz lazer’ yöntemi ile kapatılarak tedavisi edilir. Günümüzde kullanılan lazer fiberlerinin farklı enerji düzeyleri bulunmaktadır. Bu enerji düzeylerine bağlı olarak etkinlikte farklılıklar görülebilmektedir.

Bu yöntem ile %90-95 ‘e yakın başarı elde edilebilmektedir. Bu yöntemde cerrahiden farklı olarak damar çıkarılmayıp damarın iç duvarına yüksek ısı uygulayarak damar kapanması ve zaman içerisinde ince bağ dokusuna dönüşmesi sağlanmaktadır.  

Lazer fiberin damara yerleştirilmesi

Lazer uygulanacak uzunluk Doppler incelemesinde reflü saptanan büyük ya da küçük safen venin uzunluğuna göre belirlenir. Bu amaçla ultrasonografi eşliğinde toplardamarın reflü izlenen en alt seviyesinden ince iğne ile girilerek damar için bir kılıf yerleştirilir. Bu kılıfın bir ucu damar içinde iken damar dışına uzanan kesiminde valv bulunur. Bu valv kılıfın içerisinden lazer fiberinin gönderilmesine olanak sağlar iken valv kanın dışarıya akmasını engeller. Çok ince olan lazer fiberi diz ya da diz altı seviyeden toplardamar içine yerleştirilir. Fiber toplardamar içinde kasık düzeyine kadar ilerletilerek safen venin derin toplardamar ile birleştiği noktanın 2 cm uzağına yerleştirilir.

Tümesan anestezi

2. aşamda tümesan anestezi uygulanır. Tümesan anestezi toplardamar çevresine boydan boya içerisinde lokal anestezi ilaçların bulunduğu serumun enjekte edilmesidir. Tümesan anestezinin amacı lazer enerjisinin toplardamar çevresindeki dokulara zarar vermesini engellemek, verilen yoğun serum içerikli sıvının toplardamar üzerine bası oluşturup damar duvarının fibere tam temas etmesini sağlamaktır.

Ablasyon uygulanması

Lazer fiberleri farklı enerji seviyelerinde olabilmektedir. Lazer fiberleri ile enerji verilirken fiber yavaş yavaş geri çekilir ve sonunda tamamen çıkarılıp damara giriş yeri steril şekilde kapatılır. İşlemin tek bacak için tamamı 45-50 dakika içinde sonlandırılır. Uygulamaya bağlı olarak lazer tedavisi sonrası köpük tedavisi de aynı seansta yapılabilir. Bazı olgularda büyük ya da küçük safen venlerine lazer sırasında uygulanan yoğun tümesan anesteziyebağlı olarak variköz venler seçilemeyebilir. Bu durumda köpük tedavisi 1 hafta sonraya ertelenebilir. 

Büyük ya da küçük safen toplardamarlarının kapatılması vücüt için ciddi mahsur oluşturmamaktadır. Büyük safen veni vücutta hayati bir işlevi olmayıp sadece koroner by –pass ameliyatlarında kullanılabilen bir damar işlevine sahiptir. İleri derecede genişlemiş ve yapısı bozulmuş büyük safen toplardamarı by pass için uygun olamamaktadır. Kapatılan damarda zaman içinde incelerek kaybolur. 

  i
Orta Boy Varis, Tedavi Öncesi ve Sonrası 

 
Büyük Boy Varis, Tedavi Öncesi ve Sonrası

Varislerin lazer ile tedavisinin cerrahi tedaviye üstünlüğü; 

  • Genel anestezi gerektirmemesi
  •  Ameliyata göre daha ağrısız bir işlem olması
  • Hastanın işlemden sonra hemen yürüyerek hastaneden ayrılması
  • Ciltte ameliyattaki gibi iz bırakmaması
  • Tekrarlama riskinin çok daha düşük olması

Lazer tedavisi ile varisin ana nedeni olan yüzeyel toplardamar kapatıldıktan sonra varislerin direkt tedavisi de aynı seansta uygulanır. Bu iki yöntem ile uygulanabilir. Skleroterapi denilen küçük iğne ile girilerek varisleri büzüştüren ilaçları verilmesidir. Diğer yöntem daha büyükvarislerde uygulanan cerrahi yöntem olan miniflebektomi tekniğidir ki bu yöntemde varisler minik kesilerle çıkarılır. Orta boy ve kılcal varislerin tedavisinde bu varislerin besleyici varisleri ile birlikte köpük skleroterapi yöntemi ile kapatılması etkili bir yöntemdir. Kılcal varislerin geri kalan kısımlarının kapatılmasında yüzeyel lazer “transdermal lazer” ve radyofrekans teknikleri kullanılmaktadır. Radyofrekans tekniği ile transdermal lazer tekniğinde görülen yan etkiler izlenmemektedir.

Varislerin Lazer ile Tedavisinde Karşılaşılabilen Riskler

Endovenöz lazer ablasyon sonrası %10 dan daha nadir oranda karşımıza çıkan bazı istenmeyen durumlar-komplikasyonlar ortaya çıkabilir; 

  • Yeterli tümesan anestezi yapılmamasına bağlı ciltte gelişebilen yanıklar
  • Lazer sonrası gelişen damardaki pıhtının derin toplardamarlara uzanması
  • Cilt altına kanama
  • Enfeksiyon gelişimi
  • Yapılan enjeksiyonlara bağlı tedavi sonrası parastezi denilen uyuşmalar
  • Özellikle diz altı tedavilerinde nadir olarak görülen sinir hasarına bağlı düşük ayak gelişmesi

Tedavi Sonrası Takip

Endovenöz lazer ve köpük tedavisi tamamlandıktan sonra hasta muayene masasında ayakları yukarı kaldırılarak varis çorabı giydirilir. Varis çorabının amacı tedavi sonrası ağrının azaltılması ve iyileşme sürecinin hızlandırılmasıdır. Piyasada çok çeşitli ve farklı basınç değerlerine sahip çoraplar bulunmaktadır. Tedavi sonrası tercih edilen varis çorabı ayak parmak uçları açık, kasığa kadar uzanan ve yüksek basınçlı (30-40 mmHg) olanlardır.

Varis çorabı giydirildikten sonra hastaya ayağa kaldırılarak 15 dakika yürütülür. Daha sonra 1 saat boyunca ayaklar yukarıda tutularak dinlendirilir. 2 saat gözlendikten sonra hasta taburcu edilir. 1 gün sonra hasta Doppler ile incelenerek derin toplardamarların açıklığına bakılır. 2. seans köpük tedavisi planlanır ise 1 hafta sonra yapılması tercih edilir. 20 gün sonra son kontrol yapılarak varis çorabı çıkarılıp genel önerilerle hasta 3 ay sonra görülür. 

Tedavi sonrası büyük safen venin kapandığını gösteren damar lümeni içinde damarın kapandığını gösteren beyazlıklar (SOL), derin toplardamar açık iken (KIRMIZI), büyük safen veninin 1 cm den sonra tıkandığı görülmektedir (SİYAHLIK). (SAĞ)

 

Varis Çorapları Tedavide Rolü Nedir?

Varis çorapları varis hastaları tarafında yaygın olarak kullanılmaktadır. Farklı firmalar tarafından farklı boy ve çapta üretilmektedir. Varis çorapları oluşturdukları basınçlara bağlı olarak 3 farklı yapıdadır;

  • Düşük basınçlı varis çorapları (15-20 mmHg) 
  • Orta basınçlı varis çorapları (20-30 mmHg)
  • Yüksek basınçlı varis çorapları (30-40 mmHg)

Ne zaman varis çorabı giyilir?

Doppler incelemesinde ciddi büyük safen ya da küçük safen toplardamarlarında reflü izlenen hastalarda varis çorabı tedavi edici değildir. Tedavi oluncaya kadar hastanın yakınmalarını azaltır. Tedavi sonrası da en az 3 hafta giyinilmesi önerilir.

Sınırlı reflüsü bulunan hastalarda düzenli kullanılması hastalığın ilerlemesini engelleyebilir. Uzun süreli ayakta durmayı gerektiren işlerde çaılışanlarda, uzun süreli araç yolculuklarında varis çorabı kullanılması yararlı olur. 

Lazer ve köpük ile varis tedavisinden sonra da yine varis çorapları atılmamalı koruyucu amaçla uzun süreli yolculuklarda kullanılması önerilir. Bu amaç için orta ya da yüksek basınçlı varis çorapları tercih edilmelidir.  

Tedavi edilmeyen varisler 

Varis ilerleyici bir hastalık olup varisler tedavi edilmez ise büyümeye devam ederler. Zaman içersinde bacaklarda şişlik, renk değişikliği ve ülsere yaralar oluşturarak yaşam kalitesini bozarlar. Genişlemiş toplardamarda kan durağanlaşarak pıhtılaşabilir ya da ciltte ekimozlar oluşabilir. Büyük varisler,  içlerindeki durağan kan akımı nedeniyle pıhtılaşabilir (tromboflebit) ve bu pıhtı derindeki toplardamara  ya da akciğere gidebilir (emboli). Çok nadiren de olsa varis cilt altı kanamalarına da yol açıp risk oluşturabilir. 

Hamilelik ve Varis

Hamilelik sırasında salgılanan ekstra hormonlar,  batın içinde artan basınç ve kilo alma gibi sebeplerle bacak toplardamarları üzerinde basınç artışı gelişmektedir. Hamilelik süresince daha önce var olan varislerde de ilerleme görülmektedir. 

Hamilelikte Varisten Korunma,

Hamileliğin ilerleyen aylarında yiyeceklerde tuz kullanılmaması, çok fazla ayakta kalmamak, özellikle oturulduğu zaman ayakların yüksekçe bir yere konulması, eğer bacak damarlarında belirginleşmeler görülüyor ise uygun bir varis çorabı kullanilması yerinde olur.  Bu önlemlere dikkat edildiğinde genellikle hamilelikte beliren varisler doğumdan sonra gerileyecektir.

Hamilelikte Varis tedavisi yapılabilir mi?

Tedavide kullanılan lazer enerjisi, tümesan anestezi ilaçları fötus için riskli olup hamilelikte uygulanmamalıdır. İdeal tedavi zamanı hamilelikten sonra emzirme süresi bitirildikten sonraki dönemdir. Hamilelikte yakınmalar artması durumunda tanımlanan koruyucu yöntemler ve varis çorabı kullanmak yararlı olur.   

Lazer ile ablasyondan sonra varisim tekrarlar mı? 

Endovenöz lazer ablasyon (EVLT) yöntemi olarak tanımlanan toplardamar içinden girilerek yapılan lazer tedavilerinde tekrarlama oranları düşüktür. Nadir olgularda yeterli lazer enerjisi kullanılmadığı durumlarda tekrarlama riski mevcuttur. Uygun girişimsel radyoloji teknikleri, lazer enerji kaynağı ve efektif tümesan anestezi uygulandığında tekrarlama riski son derece düşüktür. Bazı olgularda tedaviden bir süre sonra şikayetler tekrarlayabilir. Bu durumda önemli nedenlerden biri yetersiz Doppler incelemesi olup zaten var olan reflü seviyesi ya da reflü bulunan perforan atlanmış olabilir. Bu nedenle işlemin Doppler uygulamasında ehil olan girişimsel radyologlar tarafından yapılmalıdır.  

Obez hastalarda varis tedavisi mümkün mü? 

Tabii ki mümkün. Obezite ya da diğer adıyla şişmanlık varise yol açan önemli risk faktörlerinde biridir. Tedavide ilk aşama diyet uygulanması ve varisten korunma eksersizlerinin uygulanmasıdır. Bu aşamada gerektiğinde diyet uzmanı ve psikiyatristten yardım alınabilir. İlk ayda hastanın öz güveni artırılarak kilo verebileceğine inandırılır. Diyet düzenli uygulanırken ve eksersizler aksatılmadan yapılmaya başlandıktan sonra en erken 1. ayda normal kilodaki hastalardaki gibi tedavi süreci başlatılır. Tedavi başlayıncaya kadar hastadan en az 4 kilo vermesi istenebilir. Bu hedef başarı oranını yükseltir. Hasta hem obeziteden hem de varislerinden kurtulmuş olur. 

Varis irsi bir hastalık mıdır?  

Evet, varis irsi özellikler taşıyan bir rahatsızlıktır.  Kan bağı olan akrabalarınızda varis varsa sizde de olma olasılığı vardır. Ancak bu mutlaka olacaktır anlamına gelmez.

Ailede varis olmayan kişilerde de bazı mesleki durumlara bağlı olarak varisgelişebilir. Özellikle uzun süre ayakta kalmayı gerektiren bazı meslek gruplarında cerrah, öğretmen, garson, kuaför gibi kişilerde varis gelişme riski yüksektir.  

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

Etiketler:

 

varis; varis tedavisi; varisin lazer ile tedavisi; varislerde köpük skleroterapi; varisden korunma; varis çorabı; varisin ameliyatsız tedavisi; varis hastası; ayaklarda şişme; 

 

back to top