Variste Güncel Tedaviler

Varis Tedavisi

 Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu Estetik Plus Dergisinin  güncel varis tedavisi ile ilgili sorularını cevapladı.
 

 

Varis Nedir?
 
Varis bir toplardamar hastalığıdır. Toplardamar kirli kanı kalbe taşıyan damarlarımızdır. Toplardamarın içinde kanın kalbe gitmesini sağlayıp geri kaçmasını engelleyen kapakçıklar bulunmaktadır. Bu kapakçıkların bozulması ve buna bağlı kanın ayaklara doğru geri kaçması varishastalığının temel nedenidir. Geri kaçan kan cilt altındaki kılcal damarları genişletir bu genişlemiş toplardamara varis denir.
 
Varis Nedenleri Nelerdir?
 
Genetik faktör en sık görülen nedenlerden biri olup ailesinde varis olan bir kadın eğer önlem almamışsa hayatının ilerleyen döneminde varis sorunu yaşayacaktır. Bunun yanı sıra çoklu doğumlar, hormonlar, uzun süreli ayakta durmayı gerektiren bazı meslek grupları, geçirilmiş damar pıhtılaşmaları nedenler arasında sayılabilir.
 
Varis Ne Tür Yakınmalara Yol Açar?
 
En sık yakınma nedeni özellikle genç kadınlarda kozmetik sorunlar olmakla birlikte bacaklarda kasılma, ağrı, dolgunluk, kramp, huzursuzluk, şişlik, renk değişiklikleri ve iyileşmeyen yaralara yol açabilir.
 
Varis Tedavisi Neden Önemlidir?
 
Hastaların kozmetik bir sorun olarak yaklaştığı varis aslında ilerleyici bir hastalıktır. Tedavi edilmezse ayak beslenmesi etkilenir,  ayakta renk değişiklikleri ve iyileşmeyen yaralar oluşabilir. Kangrene kadar gidebilir. Büyük boy varisler içerisinde oluşan pıhtılaşmalar damar tıkanıklıklarına yol açıp akciğerlere pıhtı atabilir.
 
Varis İçin Risk Grubunun Kadınlar Olduğu Doğru mu?
 
Kadınlarda daha yaygın olarak görülmektedir. Kadınlardaki hormon sirkülasyonu varis gelişimini hızlandırmakta ve bu sebeple kadınlarda daha sık olarak görülmektedir.
 
Varis Tedavisinde En Doğru Şekilde Planlama Nasıl Yapılmalı?
 
Göz ile teşhis edilebilse de renkli Doppler ultrasonografi ile varise yol açan neden ortaya konur ve tedavi varise yol açan temel nedene göre planlanmalıdır.
 
Doppler yaptırmadan varis tedavisine başlamayın ve başlatmayın.
 
Kaç Tür Varis Tedavisi Vardır?
 
Cerrahi ve termoablasyon (yüksek ısı kullanılarak damarın kapatılması, en sık uygulananı lazer tekniği) iki temel tedavi yöntemidir. Cerrahi tedavide başarı oranı düşük ve tekrarlama riski yüksektir. Lazer yönteminde ise başarı oranı çok daha yüksektir.
 
Hangi Tür Lazer Teknikleri Variste kullanılmaktadır?
 
Endovenöz (EVLT) ve transdermal lazer teknikleri kullanılmakta olup variste asıl tedavi yöntemi cerrahi yöntem yerine uygulanan endovenöz lazerdir.
 
Varis Tedavisinde Endovenöz lazer (EVLT) nasıl uygulanır ?
 
Doppler ultrasonografi ile toplardamar görülerek, girişimsel radyoloji yöntemiyle damar içine lazer fiberi yerleştirilir. Toplardamar çevresine lokal anestezi uygulanır. Lazer fiberinden ısı verilerek, fiber yavaş çekilir ve damar kapatılır. Kapatılan damar zaman içinde vücutta kaybolur.
 
Lazer tedavisinde başarı oranı yüzde 95 civarındadır. Cerrahi yönteme göre avantajları; tekrarlama riskinin çok daha düşük olması, hastada ameliyat izi oluşturmaması, genel anestezi gerektirmemesi ve işlem sonrası aynı gün normal hayata hemen başlanabilmesi.
 
Varis Tedavisinde Köpük Tedavisi ve Transdermal Lazer Ne Zaman Uygulanır ?
 
Lazer  (EVLT) ile temel neden tedavi edildikten sonra orta çaplı varislerin içerisine tek tek girilip köpük enjekte edilip damarların büzüştürülerek kapanmaları sağlanır. Kılcal varislere de direkt cilttentransdermal lazer tedavisi uygulanır.
 
Varisten korunma, Varissiz Bir Hayat İçin Neler Yapmalıyız?
  • Varisten korunmak için çok hareket edin, uzun yolculuklarda birkaç adım atmaya çalışın
  • Henüz sizi rahatsız etmeyen gözle görülür varisleriniz var ise uzun yolculuklarda varis çorabı giyinin
  • Her gün 30 dk bacaklarınızı vücut seviyenizin yukarısında tutun, mümkünse bunu ayaklarınızı bir yere yaslamadan yapınır. 
  • Sıcak banyo, hamam, sauna, solaryumdan kaçının
  • Duştan sonra bacaklarınızı soğuk suyla yıkayın
  • Bacak bacak üzerine atarak oturmayın
  • Dar kıyafetlerden, yüksek topuklu dar ayakkabılardan kaçının
  • Beslenmenize dikkat edin, mümkün olduğunda taze sebze ve meyve ağırlıklı bir diyet uygulayın, kabız kalmamaya dikkat edin. 
  • Stresten uzak durun
  • Spor hem bacaklarınızın hem de sağlıklı yaşam için sizin en iyi dostunuzdur bunu unutmayın

Variste Güncel Araştırma Sonuçları 

Büyük Safen Venin Lazer Ablasyonunda Tedavi Edilen Uzunluğun Erken Klinik Sürece Etkileri

J Vasc Surg: Venous and Lym Dis 2016; 4:416-421. 

Yakınmalara yol açan variköz venleri bulunan hastalarda günümüzde tedavinin amaçı tüm kaçak- reflü izlenen damar segmentinin uzaklaştırılması ya da ablasyonudur. Bu ayakta iken toplardamar basınçını düşürür ve yakınmaları iyileştirip kronik venöz hastalık komplikasyon-risklerinden korur. Endovenöz ablasyon variköz venlerin tedavisinde büyük oranda cerrahinin yerini almıştır. Endovenöz tedavinin genel anestezi gerektirmemesi, ameliyat kesisi-skarı oluşturmaması önemli avantajları olup buna bağlı olarak hızlı iyileşme, azalmış lokal komplikasyonlar, hızlıca normal yaşama dönme gerçekleşmektedir. 

Endovenöz tedavide amaç tek aşamada tedaviyi tamamlamak, yardımcı tedavi ihtiyaçını ortadan kaldırmaktır. İlave tedaviler skleroterapi ya da flebektomi olsun potansiyel komplikasyonlara neden olup bunlar ciltte pigmentasyon-renk değişikliği, enjeksiyon yerinde ülserler, flebektomi yapılan yerde kanama, sinir hasarları, nadiren de beyin felcidir. Bazı çalışmalarda tedavi edilen segment uzun olduğunda yardımcı tedavilere ihtiyaçın ortadan kalktığı gösterilmiştir.

Çalışmanın amacı tedavi edilen büyük safen toplardamar uzunluğunun erken tedavi gidişine etkisini araştırmaktır. Çalışma grubuna toplardamarda anevrizmal genişleme olan, bacak atardamar tıkanıklığı bulunan ve safen veninde trombüs bulunan olgular alınmadı ve bu hastalara endovenöz lazer uygulanmadı. Çalışmaya 79 hasta dahil edildi. Hastaların takiplerinde tekrar girişim gerektiren hasta oranları araştırıldı. Olguların 15' inde tedavi sonrası ikinci tedavi uygulanması gerektirmiş. Komplikasyon olarak bir olguda femoral vende trombüs ile diğer nadir komplikasyonlar iltihabi durumlar (flebit, sellülit) görülmüştür. 

Çalışmanın sonuçları;

  • Tedavi edilen damar uzunluğu 0-20 cm olanlarda tekrar girişim gerektirmeyen hasta oranı %68.9,
  • Tedavi edilen damar uzunluğu 21-39 cm olanlarda tekrar girişim gerektirmeyen hastaların oranı %86.5,
  • Tedavi edilen damar uzunluğu 40 cm' den uzun olanlarda tekrar girişim gerektirmeyen hastaların oranı %100 olarak saptanmıştır. Yani ablasyon yapılan hastalarda damar uzunluğu 40 cm i geçtiğinde bu hastaların hiç birinde ilave tedavi ihtiyaçı görülmemiştir.

Diğer bir ifade ile ilk endovenöz lazer ablasyon tedavisinde tedavi edilen büyük safen veni uzunluğu ne kadar fazla ile ilave tedavi ihtiyaçı o oranda azalmaktadır. Bu sonuç göstermektedir ki etkili tedavi için mümkün olduğunda ablasyon yapılan toplardamar- büyük safen venin reflü izlenen en az 30 cm lik kesimine ablasyon yapılmalıdır. 

 

Büyük safen variköz venin tedavisinde cerrahi, endovenöz lazer ablasyon ve ultrasonografi eşliğinde köpük skleroterapinin karşılaştırılması, randomize klinik araştırma

British Journal of Surgery 2016; 103:1438-1444

Yüzeyel variköz venlerin ve venöz reflünün invaziv tedavisi varis çorabı ve konservatif tedaviler ile karşılaştırıldığında yaşam kalitesini geliştirdiği gösterilmiştir. Geçen 10 yıllık sürede minimal invaziv teknikler olan endovenöz lazer ablasyon ve ultrasonografi eşliğinde köpük tedavi-köpük skleroterapi variköz venlerin tedavisinde yaygın popülarite kazanmış ve büyük oranda cerrahinin yerini almıştır. Bu teknikler cerrahiye göre daha az invaziv yani daha az travmatik olup daha kısa sürede iyileşme, daha az ağrı ve kanama, enfeksiyon ve sinir hasarı gibi komplikasyonların daha az görülmesi cerrahiye üstün hale getirmiştir. 

Bu çalışmada büyük safen ven reflüsü olan 214 hasta 3 tedavi seçeneğine rastgele (randomize) dağıtılmıştır. 65 hastaya cerrahi, 73 hastaya endovenöz lazer ablasyon, 76 hastaya ultrasonografi eşliğinde köpük skleroterapisi-köpük tedavisi uygulanmıştır. Periferik arter hastalığı, lenfödem, vücut kütle indeksi (BMI) 40kg/m2 nin üzerinde olanlar, genel hastalık hali, allerji, derin ven trombozu ve pıhtılaşma sorunları bulunan hastalar tedavi protokolünden çıkarılmıştır. 

1 yıllık takip sonucunda cerrahi yapılan hastalarında %97' sinde, endovenöz lazer ablasyon yapılan hastaların %97'sinde ve ultrasonografi eşliğinde köpük tedavisi yapılan hastaların ise %51' inde büyük safen venin tıkalı olduğu saptanmıştır. İşleme bağlı ağrı ve uzun iyileşme süresi en fazla cerrahi grupta görülmüştür. Ağrı azlığı ve iyileşme süresi kısalığı yönünden diğer iki tedavi yöntemine göre üstün olmasına karşın hastalığın tekrarlama oranı en fazla köpük tedavisinde görülmüştür. 

 

Varis Tedavisinde Termal olmayan İki Tekniğin Karşılaştırılması ve Literatürlerin Gözden Geçirilmesi

Journal of Vascular Surgery: Venous and Lymphatic Disorders 2017; 5:880-96
 
Endotermal tedaviler büyük safen ven yetmezlik tedavisinde birinci basamak tedavisi olarak kabul görmüştür. Genel anestezi gerektirmemesi, kısa operasyon süresi, azalmış ameliyat sonrası ağrı ve azalmış işlem riskleri endotermal tedaviyi cerrahi tedavilere avantajlı hale getirmiştir. Endotermel tedavilerin (Lazer, Radyofrekans) riski sinirlere ısı yolu ile hasar verilmesidir.  
Termal olmayan ablasyon tedavilerinin potansiyel avantajları olup bunlar tedaviye hastanın rahat ulaşabilirliği ve sinir hasarı olmamasıdır. 
Termal olmayan iki yeni varis tedavi yöntemi mekaokemikal endovenöz ablasyon (MOCA) ve cyanoakrilat ven ablasyon (CAVA) tedavilerinin etkinlikleri tüm literatürün gözden geçirilerek ve meta analizleri yapılarak karşılaştırıldı. 
MOCA tekniği dönen tel kullanılarak yetmezlik bulunan büyük safen vene hasar verip ardından sıvı sklerozan enjekte edilerek damarın kapatılmasıdır. Sistemin üreten firma adı ClairVein, Vascular Insights olarak bilinir. 
CAVA tekniğinde ise doku yapıştırıcı olarak bilinen siyanoakrilatın damar içine verilerek fibrozis oluşturulması yolu ile damarın kapatılmasıdır. Seal Closure (Medtronic) ve VariClose (Biolas) tarafından üretilmektedir.   
İşleme bağlı komplikasyonlar karşılaştırıldığında; 
MOCA’ da endurasyon %12-18; tromboflebit %2-13, ekimoz %8-10, hematom %1-11, pigmentasyon %5 olup sinir zararlanması ve enfeksiyon bildirilmemiştir. 
CAVA’ da tromboflebit %0.5-18, pigmentasyon %1.6-3, derin ven trombozu %0-3.5, sellülit %1.4-3, ekimoz %1.4-1.6. Sinir yaralanması veya parestezi nadir olup %0-2 dir. 
Tüm çalışmaların ortamaları alındığında MOCA ve CAVA için anatomik başarı oranları 6. Ayda sırasıyla %94.7 ve %94.8, 1. Yılda %94 ve %89 olarak saptanmıştır. 
Termal olmayan ablasyon yöntemlerinin (MOCA, CAVA) venöz yetmezlik tedavisinde endovenöz termal ablasyon (Lazer, Radyofrekans) tekniklerine göre temel avantajı tümesan anestezi gerektirmemesidir. Bu durum işlem süresinin kısalmasını ve hasta konforunun artışını sağlar. Sinir hasarına yol açmaması da diğer bir avantajlarıdır.  
MOCA ve CAVA ile ilgili önemli çekincelerden biri de bu iki yeni teknik ile yapılan uzun süreli araştırma olmaması ve takip sürelerinin 6 ay ve 1 yıl ile kısıtlı olmasıdır. 

 

BÜYÜK VE KÜÇÜK SAFEN VEN YETMEZLİĞİNDE -VENASEAL SİSTEMİ- SİYANOAKRİLAT KAPAMA TEDAVİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI

Vascular and Endovascular Surgery 2017; 51:545-549

Endotermal ablasyon RF olsun lazer olsun cerrahi tekniklere göre hastanın iyileşmesinde önemli bir üstünlük sağlamıştır. Buna karşın bu tekniklerin önemli bir dezavantajı çevre yapılara termal hasarı engellemek için tümesan anestezi gerektirmesidir. Tümesan anestezi ilave uygulama zamanı gerektirmesi ve ağrı, hematom, ekimoz gibi yan etkilere sahip olması dezavantajlarını oluşturmaktadır.

VenaSeal kapama sistemi yeni bir teknik olup siyanoakrilat kullanılarak yetmezlik bulunan büyük ya da küçük safen venin kapatılmasıdır. Teknik 2011 yılında CE, 2015 yılında ise FDA onayı almıştır.

Yetersiz safen vene sahip 34 hasta çalışmaya dahil edilmiş ve siyanoakrilat kullanılarak tek bir seansta tedavi edilmiştir. Hastaların 15’ ine ilave flebektomi de uygulanmıştır. Uygulama ultrasonografi eşliğinde yapılmakta olup yetmezlik bulunan safen venin en uzak kesiminden 7F kılıf yerleştirildikten sonra 5F kateter içerisinden aralıklı olarak siyanoakrilat gönderilip kompresyon uygulanarak yapılır.

Tüm tedavi edilen safen venler Doppler inceleme ile takip edilmiş ve %100 kapanma sağlandığı belirlenmiştir. Hastaların %23.5’ inde anormal deri reaksiyonları gelişmiştir. Bu deri reaksiyonları kızarma, kaşınma, ağrı, ödem şeklinde izlenir. Bu reaksiyonların yabancı cisim ya da allerjik reaksiyon olabileceği belirtilmiştir.

Siyanoakrilat kapama sistemi (VenaSeal sistem) güvenli ve effektif bir tedavi yöntemidir. Bu sistemin en önemli avantajı çevre dokulara termal hasar oluşturmaması, parestezi olmaksızın diz altı, ayak bileği düzeylerine kadar uygulanabilmesidir.


YÜZEYEL VENÖZ YETMEZLİK TEDAVİSİNDE MEKANOKİMYASAL ABLASYON: SON DÖNEM ARAŞTIRMALARIN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ

Journal Vascular Interventional Radiology 2017;28:1422-1431

Mekonakimyasal ablasyon termal olmayan ve tümesans anestezi gerektirmeyen yüzeyel venöz hastalığın tedavisinde kullanılan bir tekniktir. 
Geleneksel cerrahi ameliyat sonrası ağrı, yüksek komplikasyon oranlar ı ve normal aktivitelere ya da çalışmaya dönmenin uzun zaman alması gibi dezavantajlara sahiptir. Günümüzde bacakların varislerinin tedavisinden endotermal tedaviler birincil tedavi konumunu kazanmıştır. Endotermal tedavilerin tümesan anestezi gerektirmesi nedeniyle ağrı, sinir hasarı ve işe dönme süreleri cerrahiye çok üstün olmasına karşın radyofrekans ve lazer tedavilerin dezavantajını oluşturmaktadır. 
Mekonokimyasal ablasyon (MOCA) tekniiğinde ClariVein cihazı kullanılır. Bu teknikle endotermal ablasyon ve ultrasonografi eşliğinde köpük tedavinin dezavantajlarının giderilmesi amaçlanmıştır. MOCA tekniği dönen bir tel yardımı ile toplardamar iç duvarına (endotelyum) zarar verip aynı anda da sıvı sklerozan maddenin kateter yolu ile damar içine verilmesidir.    

Bu yazıda MOCA uygulanan 14 çalışmada toplam 1334 hastanın sonuçları karşılaştırılmıştır. Çalışmalarda hastalar en az 1 yıl takip edilmiş büyük safen ven için anatomik başarı oranı %91.2, küçük safen ven için %93.6 olarak saptanmıştır. Komplikasyon oranları derin ven trombozu %0.23, pulmoner emboli %0.15 iken 65 hastada minör komplikasyonlar saptanmıştır. Tromboflebit %5, ekimoz %2,2, endurasyon %1.8, kanama %1.4, pigmentasyon %0.6 olarak saptanmıştır. Bu sonuçlar ile MOCA düşük komplikasyon oranlarına sahip güvenilir bir yöntem olarak bulunmuştur. Parestezi (ciltte uyuşma, hissizlik) MOCA tekniğinde görülmez iken RF ablasyon ile yapılan başka bir çalışmada parestezi (sinir hasarının göstergesi) 1 yılda %3.9 olarak rapor edilmiştir. 
MOCA sonrası günlük normal aktiviteler dönme süresi 1.44 gün iken işe dönme süresi ortalama 2.18 olarak saptanmıştır. Karşılaştırmalı bir çalışmada termal ablasyon (radyofrekans) sonrası işe dönüş süresi 3 gün iken cerrahi sonrası işe dönüş 12.5 gün olarak saptanmıştır. 
Sonuç olarak MOCA büyük ve küçük safen venlerin kapatılmasında endotermal tedavilerle karşılaştırıldığında benzer bir yılllık başarı oranlarına sahiptir. MOCA büyük ve küçük safen venlerin kapatılmasında güvenilir ve etkili bir tedavi yöntemidir. MOCA daha az ağrı, daha iyi yaşam kalitesi ve daha hızlı işe dönüş gibi avantajlar sağlamaktadır. 

 

 

Etiketler:

varis, varis tedavisi, varisin lazer ile tedavisi, varislerde köpük skleroterapi, varisden korunma, varis çorabı, varisin ameliyatsız tedavisi, varis hastası,  ayaklarda şişme, varis, varis tedavisi, bacak varisi, variste güncel tedaviler, variste yeni gelişmeler, variste yeni tedaviler,

 

back to top